Parlayan Nesneler Sendromu

Parlayan Nesneler Sendromu

 Kendinize ait bir firmanız var.Yani kendi işinizin patronu sizsiniz ve işler de iyi gidiyor diyelim.Bir gün yeni bir pazarlama stratejisine sahip bir firma dikkatinizi çekti. Bu firma ve uyguladığı  strateji hakkında araştırma yaptınız ve siz de bu stratejiyi uygulamaya koydunuz.Bir süre sonra  başka bir strateji dikkatinizi çekti. Bu sefer de o stratejiyi benimsemeye karar verdiniz.Sonra yeni bir teknoloji çıktı ve bu teknolojiyide  şirketinizde uygulamaya karar verdiniz.

 Kulağa tanıdık geliyor değil mi böyle uygulamalar? Her yeni gelişmeyi uygulamaya başlamak her duyduğunuz fikri yapabilmek için çaba sarfetmek…Sürekli olarak yeniliklere, en son  teknolojilere dikkat etme arzusuna “parlayan nesneler sendromu” adı verilir.

 Yenilikleri ve trendleri takip etmek adına iyi bir şey diyebiliriz bu parlayan nesneler sendromuna.Ancak  dikkatli olunmazsa, her yeniliğe karşı uygulama isteği göstermek sizin dikkatinizi dağıtır ve   odaklanmanızı zorlaştırır, şirketinizin esas misyonunu unutmanıza neden olur.

Parlayan nesneler sendromu, özellikle girişim ruhuna sahip patronların başına sık gelir. Eğer bu durumu kontrolünüz altında tutabilirseniz faydasınız görürsünüz, ancak bu sendromun etkisinde fazla kalırsanız kontrolü  ne yazıkki kaybeden siz olursunuz.

 

Parlayan Nesneler Sendromu Nedir?

Parlayan nesneler sendromu’nun ismini sürekli göz alan, dikkat çeken bir parlaklıktan alır. Küçük bir çocuğun parkta kaydıraktan kaydığını, salıncakta sallandığını düşünün. Parkın kenarında parlak bir şey gördüğü zaman çocuğun dikkati dağılır ve bu parlak şeyin yanına doğru koşar. Yani çocuğun parkta konsantrasyonunu dağıtır bu parlak obje,  aniden çocuğu kendine çeker.

Çocuklar gibi girişimciler de benzer bir davranış sergiler. Çünkü girişimcilerin bir gözü halihazırdaki işlerindeyken diğer gözleri de yeni iş fırsatlarına kayar. Hele köşede parlayarak dikkat çeken bir obje, fikir, fırsat, teknoloji varken bu çok daha kolay gerçekleşir.

Nasıl Farkederiz?

Yarıda  Kalmış Pek Çok Projeniz Var mı?

Yeni fikirler size heyecan veriyor, sürekli yeni fikirlerin peşinden gidiyorsunuz ancak sonuç olarak hiçbirine tam olarak odaklanamıyorsunuz.

Mesela son 3 ayda yaptıklarınıza bir bakın. Başladığınız kaç projeyi tamamladınız? Size başlarken heyecan veren bir işten  ne kadar süre sonra vazçeçtiniz? Size fayda sağlamayan bir işten vazgeçmek de girişimciliğin temel kurallarındadır. Yani zararın neresinden dönerseniz kardır. Fakat geçmişe doğru bakıp yarım bırakılmış pek çok girişim görüyorsanız, bu sizin parlayan nesneler sendromu nedeniyle kendinizi yaptığınız işlere tam olarak veremediğinizin bir göstergesidir.

 İş Yapma Tarzınızı Sürekli Değiştiriyor musunuz?

 En verimli şekilde çalışmak için çalışma tarzınızı değiştirme konusundan bahsetmiyoruz. Lakin size verimlilik sağlaması nedeniyle benimsediğiniz yeni araçlar, yeni teknikler sizin üretkenliğinize, verimliliğinize olumsuz tesir ediyorsa, size vakit kazandırmak yerine vakit kaybettiriyorsa durum hiçte iyi değildir.

 Girişimcilerin yeni yöntemler, yeni teknolojiler konusunda heyecanlanması normaldir. Hatta bu olması gerekendir. Fakat eğer bir türlü en ideal faaliyet yöntemini bulamadıysanız, bir türlü işleri rayına koyacak ideal bir sistem uygulayamamışsanız parlak obje sendromu söz konusu olabilir.

 

 Yapmanız Gereken İşleri İhmal Ediyor musunuz?

Farzedelim  ki işletmeler için web sitesi tasarlıyorsunuz. Temel amacınız küçük ve orta ölçekli işletmelere web sitesi tasarlamak. Bir günde 8 saat çalışıyorsanız bu sürenin en az yarısını web sitesi tasarlamaya ayırmalısınız.

Ancak bilgisayar başına geçtiğiniz zaman kendinizi bambaşka şeylerin karşısında buluyorsanız, yapmanız gereken işin dışında şeylere yöneliyorsanız dikkatiniz  dağılmış demektir.

Eğer işinizin en önemli yönlerini ihmal etmeye başladıysanız ve aklınız başka şeylerde ise parlak bir obje, farklı bir fikir, yeni bir kariyer düşüncesi kafanızı kurcalıyordur ve sendrom sizi hakimiyetine almış demektir.

Neler Yapmalıyız?

Zamanlamaya Önem Verin

Parlayan nesneler sendromu, önemli bir proje üzerindeyken dikkatinizi dağıttığı zaman tehlike başlar. Bu açıdan yeni bir şeye odaklanma konusunda zamanlamaya önem vermeniz gerekir. İşleri yoluna koyduktan sonra arta kalan sürenizde yeni girişimlere imza atmaya çalışmanız iyi olur fakat şirketiniz kendi ayakları üstünde durmaya çalışırken zamanınızı ve enerjinizi başka bir işe ayırırsanız o anki projeniz bundan zarar görür.

 Mantığınızı Gözden Geçirin

Yeni bir girişime yönelme konusunda farklı nedenleriniz olabilir. Belki müşterileriniz için daha yararlı olacaktır bu yeni girişim. Belki mevcut işinizi daha üst bir mertebeye ulaştırmak için buna ihtiyacınız vardır. Fakat bu yeni girişime, mevcut işinizden kaçmak için değil, onu desteklemek için girdiğinizden emin olmak zorundasınız.