Starbucks ın Pazarlama Stratejisi

Starbucks ın Pazarlama Stratejisi

Starbucks bugün dünyanın en büyük kahve zinciri konumunda.

İlk olarak 1971 yılında Seattle’da faaliyet geçen Starbucks, başarılı pazarlama kampanyaları neticesinde bugün dünya genelinde 27300 şubeye sahip.

Peki Starbucks neden bu kadar başarılı oldu? Starbucks’ın pazarlama alanında izlediği adımlar neydi?

1. Markanızı Doğru Konumlandırın

Starbucks kendini “3. mekan” olarak konumlandırıyor. Yani ev ve iş yeri arasında kalan bir yer olan Starbucks dinlenmek, sohbet etmek, kaliteli kahve yudumlamak, bazen de çalışmak için ideal bir ortam sunuyor.

Yani Starbucks sadece kahve değil, bir deneyim sunuyor. Bu deneyimin de insanlar tarafından sevildiğini söyleyebiliriz.

Bir markayı konumlandırırken müşterilerin algısı, rakiplerden ayrışılan noktalar ve şirketin özgün yanları ele alınmalıdır.

Örneğin markanızı konumlandırmak istiyorsanız kendinize şu soruları mutlaka sormalısınız.

  • Müşterilerim kim?
  • Sunduğum ürün ve hizmetler insanlara nasıl bir fayda sağlıyor?
  • Rakiplerim kim?
  • Rakiplerim kendilerini nasıl konumlandırıyor? Onları özel kılan şeyler neler? (Büyük porsiyon, şık bir iç tasarım vs.)

Starbucks’ı şöyle özetleyebiliriz;

Eğitimli gençler bağlamında Starbucks premium bir kahvecidir ve müşterilerin hayat tarzına kaliteli kahve ve rahat bir ortam sağlayarak katkı sağlar.

2. Müşteri Sadakatine Önem Verin

Yeni bir müşteri edinmek, mevcut bir müşteriyi elde tutmaktan neredeyse 5 kat daha maliyetlidir. Birçok şirket, aylık kazancının %80’ini mevcut müşterilerinin %20’sinden elde eder. İşte bu nedenle başarılı restoran ve kafelerin sadakat programları vardır.

Starbucks da  kendine has bir sadakat programına sahip. Ücretsiz kahve, doğum günü hediyesi gibi hediyelerle müşterilerin Starbucks’a bir kere daha gelmeleri sağlanıyor ve insanların Starbucks hakkında çevrelerine olumlu deneyimler anlatmaları kolaylaşıyor.

Starbucks mobil uygulaması üzerinden kahve alan kişiler, 9 kahve aldığı zaman 10. kahveyi Starbucks ücretsiz olarak veriyor.

Çalışanlarınızla birlikte siz de müşterilerin sevdikleri ve ihtiyaç duydukları şeyleri tespit edin. Sadakat programının ayrıntılarını netleştirin ve böyle bir programı müşterilerin bilgisine sunun. Sosyal medya, e-mail, restoran içi bilgilendirme gibi yöntemlerle müşterilerin sadakat programı hakkında bilgi edinmesini sağlayın.

3. Kaçırma Korkusundan Yararlanın

İngilizcede FOMO diye bir tabir var. “Fear of missing out” olarak bilinen bu olgu, siz yokken önemli bir olayın cereyan etmesinden duyulan endişeyi işaret eder.

Yani güzel bir indirim vardır ve bu indirimin sadece 48 saat geçerli olduğu söylenir. Bu ürünü satın almak için %52 istekli olan bir kişi, indirimi kaçırmaktan korktuğu için o ürünü satın almaya %85 meyilli olur.

Yapılan araştırmalara göre 18-35 yaş aralığındaki insanların alışverişlerinin %60’ında “kaçırma korkusu” yaşıyor.

Starbucks pazarlama stratejisi de bu unsurdan yararlanıyor ve bazı içecekleri mevsimsel olarak sunarken bazı ürünleri kısa bir süreliğine satıyor.

Yani “kısa bir süreliğine geçerli olmak kaydıyla” ürünleriniz için bir aciliyet algısı yaratabilir, insanları satın almaya daha çok teşvik edebilirsiniz.

Mesela sabah saatlerinde daha çok müşteri çekmek için 20 liralık alışveriş yapan bir müşteriye sınırsız çay ikramında bulunun. Ya da normalde bir bardak çay 3.5 lira ise sabah saat 10-12.30 arasında çayı 1 liraya satın.

Yine stokta kalan ürün sayısını da müşterilerle direkt bir şekilde paylaşmak da ideal bir yoldur. İnsanlar sevdikleri bir üründen 1 tane kaldığını gördüklerinde muhtelemen o ürünü başkasına kaptırmak istemeyecektir.

4. Güzel İçerikler Üretip Paylaşın

Starbucks içerik pazarlamaya büyük önem veriyor ve müşterilerinin dikkatini çekmeyi çok iyi başarıyor. Üretilen içeriğin kendi özgü bir tarzı ve hissi bulunuyor ve bu içerikler markanın kaliteli imajına destekliyor.

Örneğin okulun ilk günü, anneler günü, sevgililer günü için özel kampanyalar yapılıyor. Yılbaşına döneminde “Christmas blend” adına lezzetli bir kahve sunuluyor.

Ürünlerin nereden tedarik edildiği, nasıl işlendiği gibi konularla ilgili olarak mağaza duvarlarına çeşitli görseller asılıyor.

Mevcut bir içerik çeşitli platformlara uygun hale getirilerek pek çok yerde kullanılıyor. Örneğin Instagram’da paylaşılan bir fotoğraf, Facebook’ta bu fotoğrafın hikayesi anlatılarak paylaşılıyor vb.

5. Tutarlı Bir Marka Deneyimi Yaratın

Tutarlılık, sağlam bir marka imajı için idealdir. Tutarlı bir marka, görüldüğü her yerde çabucak tanınır ve bu da güven verir.

Starbucks herhalde tutarlılık bağlamında dünyanın en başarılı markalarından biri. Bugün dünya üzerindeki herhangi bir Starbucks şubesi ile sizin evinize en yakın Starbucks şubesi arasında çok büyük farklar yoktur.

Çalınan şarkılar, kullanılan mobilyalar genelde tüm şubelerde aynıdır.

İçecek ölçüleri (tall, grande, venti) tüm şubelerde aynıdır.

Özetle Starbucks müşterilerine daima aynı düzeyde kalite sunmaya büyük önem veren, insanların güven duyduğu bir marka yaratma konusunda örnek alınacak bir markadır.

Bu bağlamda birden fazla şubesi olan bir işletme olun ya da bağımsız bir işletme olun; çalışanlarınızın mutlaka uyması gereken bir kural listesi oluşturun. Bunları yaparken de sadeliğe önem verin.

6. Hedef Müşterilerinizi İyi Tanıyın

Starbucks’ın temel müşterileri 18-40 yaş aralığındaki insanlardır diyebiliriz. Yine ekonomik olarak orta-üst gelir grubu hedeflenir.

Starbucks’ın pazarlama stratejisi de buna uygundur.

Ürün: Sunulan ürünler kaliteli olmalıdır, aksi halde hedef müşteri bu ürünleri satın almaz.

7. Farklı Mecralarda Aktif Olun

Starbucks; kendi web sitesi, sosyal medya platformları ve mağaza içi afiş, poster vs ile ürün ve marka tanıtımı yapmaya büyük önem veriyor. Buna ek olarak çeşitli etkinlikler vs. de düzenliyor.

Starbucks gibi büyük markaların bunu yapabilecek lüksü, kaynakları ve bütçesi vardır.

Siz de bir kafe/restoran işletmecisi olarak Starbucks’tan ilham almalısınız.

Örneğin Facebook, Instagram, Twitter, Youtube gibi platformlarda aktif olmalısınız.

E-mail, SMS, mobil uygulama, restoran içi işitsel ve görsel medya kullanımı ile müşterilerinize ulaşmaya çalışmalısınız.

Üreteceğiniz içeriklerin tarzına karar vermeli, sosyal medya yöneticileri, fotoğrafçılar ve videoculardan oluşan bir ekipten yardım almalısınız. Bu bağlamda medya stratejinizi geliştirmesi için bir dijital pazarlama ajansından yardım alabilirsiniz.